GAZİANTEP AVUKATLIK VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ
GAZİANTEP AVUKATLIK VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ
Şu kullanıcı olarak giriş yapıldı:
filler@godaddy.com
Türk Hukuku'nda tarafların avukat ile temsil edilmesi gibi bir zorunluluk düzenlenmemiştir. Aksine taraf ehliyeti olan herkesin mahkemelerde kendisini temsil etme hakkı vardır. Ancak her alanda olduğu gibi hukuki işler de uzmanlık gerektirir.
Munzam zarar (aşkın zarar), bir para borcunun vaktinde ödenmemesi (borçlu temerrüdü) nedeniyle alacaklının uğradığı ve yasal temerrüt faizini aşan ek maddi zarardır. Türk Borçlar Kanunu’nun 122. maddesinde düzenlenen bu kavram, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde paranın alım gücünün düşmesi sebebiyle resmi faizin yetersiz kaldığı durumlarda alacaklıyı korur.
Bir alacaklının munzam zarar tazminatı talep edebilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:
Munzam zarar kendiliğinden (re'sen) hesaplanıp ödenmez; alacaklının bu zararı açıkça talep etmesi ve dava açması gerekir. Tazmin süreci şu adımlarla yürütülür: [6]
Alacaklı, asıl alacak davası sürerken munzam zararını aynı davada isteyebileceği gibi, asıl alacağı tahsil ettikten sonra ayrı bir ek dava ile de talep edebilir. Eğer uyuşmazlık bir ticari ilişkiden kaynaklanıyorsa, dava açılmadan önce Arabuluculuk sürecine başvurulması zorunlu bir dava şartıdır. [7, 8]
Türk Borçlar Kanunu uyarınca zararın varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Geçmişte mahkemeler sadece somut ispat (örneğin; borç ödenmediği için yüksek faizle kredi çekmek zorunda kalındığını belgeleme) ararken, güncel Yargıtay İçtihatları doğrultusunda soyut ispat yöntemi de kabul görmektedir. Yüksek enflasyonist ortamlarda paranın değer kaybettiği ekonomik bir gerçek olarak kabul edilmekte ve alacaklının parayı vadeli hesapta, dövizde veya altın yatırımlarında değerlendireceğine dair karine üzerinden hesaplama yapılabilmektedir.
Mahkeme bilirkişileri, borcun ödenmesi gereken tarih ile fiili ödeme tarihi arasındaki dönemi esas alır. Bu süreçteki enflasyon oranları (ÜFE-TÜFE), döviz kurları, altın fiyatları ve mevduat faiz oranları gibi veriler taranarak paranın reel değer kaybı hesaplanır. Bulunan bu toplam zarardan, borçlunun ödediği temerrüt faizi düşülür. Kalan fark, alacaklıya ödenmesi gereken munzam zararı oluşturur. [2, 5, 6, 10]
Munzam zarar davalarında zamanaşımı süresi, asıl alacağın tamamen tahsil edildiği tarihten itibaren 10 yıldır. [11] Uğradığınız zararın türüne göre doğru ispat yöntemini belirlemek süreçte kritik önem taşır. Eğer somut bir olay üzerinden gitmek isterseniz; borcun kaynağını, gecikme süresini veya maruz kaldığınız maddi kaybı belirtebilirsiniz. Böylece durumu birlikte analiz edebiliriz.
TASARRUFUN İPTALİ DAVALARINDA AMAÇ, BORÇLUNUN HACİZ YA DA İFLASINDAN ÖNCE YAPTIĞI VE ASLINDA GEÇERLİ OLAN BAZI TASARRUFLARIN ALACAKLIYA KARŞI GEÇERSİZLİĞİNİ VE DOLAYISIYLA CEBRİ İCRAYA DEVAM EDİLEREK ALACAĞIN TAHSİLİNİ SAĞLAMAKTIR.
TASARRUFUN İPTALİ DAVALARININ ÖN KOŞULU, ALACAKLININ BORÇLU ALEYHİNE YAPTIĞI TAKİBİN SEMERESİZ KALMASI VE İPTALİ İSTENEN TASARRUFUN BORCUN DOĞUMUNDAN SONRA YAPILMIŞ OLMASIDIR.
Avukat Seyfullah Burak Darğın. Gaziantep Avukatlık Hİzmetleri / Hukuk Bürosu